Başkan Ali Koç takımı motive etmeye çalışıyor… ‘Bizler inandık siz de inanın’

Başkan Ali Koç takımı motive etmeye çalışıyor… ‘Bizler inandık siz de inanın’

Fenerbahçe Başkanı, düzenlenen yemekte yönetimin takıma tam destek verdiğini şu sözlerle açıkladı: “Son maçta ortaya koyduğunuz futbol, kazanma arzusu ve karakter şampiyonluğa olan inancımızı artırdı”

SÜPER Lig’de zirve yarışını sürdüren Fenerbahçe’de Başkan Ali Koç ve yöneticiler, futbol takımı ile önceki gün yemekte bir araya geldi. Masaları dolaşarak futbolcularla tek tek ilgilenen ve sohbet eden Koç, takıma inancını dile getirdi: “Son maçta ortaya koyduğunuz futbol, kazanma arzusu ve karakter hepimizi mutlu etti, şampiyonluğa olan inancımızı artırdı. Bu takımın potansiyelini ve neler yapabileceğini gösterdi. Sizlerden kalan maçlarda da aynı isteği, arzuyu, karakteri sahaya koymanızı istiyorum. Sezon sonunda bize şampiyonluk sevinci yaşatacağına inanıyoruz.”

PELKAS’A ÖZEL İLGİ

BAŞKAN Ali Koç, Konyaspor maçında rakibi ile çarpışınca bilincini kaybeden, hastane süreci ve dinlenme sonrası antrenmana çıkan Dimitrios Pelkas ile de yakından ilgilendi. Kanarya’nın patronu Yunan yıldıza sağlık durumunu sordu. Pelkas da sakatlık sürecinde kendisine gösterilen ilgiye teşekkür ederken, “Ne kadar büyük bir ailenin parçası olduğumu anladım. Göğsümde ve boynumdaki ağrılar da geçti. Kendimi şu anda çok daha iyi hissediyorum” ifadelerini kullandı. Koç, Teknik Direktör Erol Bulut ile görüşmesinde de güvenini bir kez daha dile getirdi.

İlginizi ÇekebilirAli Koç'tan FETÖ sözleri... 'Yakın zamanda çok yeni şeyler çıkacak'Ali Koç’tan FETÖ sözleri… ‘Yakın zamanda çok yeni şeyler çıkacak’

Ali Koç: Holdingi yönetmekten daha zor

Ali Koç: Holdingi yönetmekten daha zor

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, “Şirketteki Başkan Vekilliği koltuğuyla mukayese bile edilemez. Sürekli refleks vermen gerekiyor. Pes etmemi isteyen çok kişi var ama ben kolay pes etmem” dedi.

FENERBAHÇE Başkanı Ali Koç, katıldığı YouTube programında önemli açıklamalarda bulundu. Başkanlık görevinin zorluğuna dikkat çeken sarı-lacivertlilerin patronu, “Fenerbahçe’yi yönetmek Koç Grubu Başkan Vekilliği koltuğunda oturmaktan çok daha zor. Mukayese bile edilmez. Mütemadiyen diken üstündesin, refleks vermen gereken bir iklim içindesin” dedi.

“Başkanlığı kazanmamı isteyen çok insan vardı” diyen Koç, sözlerine şöyle devam etti:

GÖNÜLLERDE TERTEMİZDİK

“PES edecek noktaya gelmedim. Ben kolay kolay pes etmem. Pes etmemi isteyen arzu eden çok insan olduğunu biliyorum. Pes etse kongreye gitse diye beklentileri olanları biliyorum. Çok iyi bir kulüp başkanı olmadığımı biliyorum. Ama olacağım. Devam edersem bir dönem daha. Bu sezondan umutluyuz. Önemli olan mayıs ayı geldiğinde ne olacağı. Mahkemeden beraat kararları çıktı. Fenerbahçe gönüllerde tertemizdi, şimdi hukuken de bu süreç bitecek.”

REAL-BARÇA GİBİ OLMALIYIZ

“TARAFTAR Ali Koç olarak ben de kulübün sahiplerinden biriyim, kongre üyelerinden biri olarak. Bu formasyonun değişmesini hiç istemem. F.Bahçe’nin Bayern Münih, Real Madrid, Barcelona gibi kalması en büyük dileğim.”

Ali Koç ve satır aralarında saklı ‘seçim’ sözleri: ‘İki dönem dedik ama…’

Ali Koç ve satır aralarında saklı ‘seçim’ sözleri: ‘İki dönem dedik ama…’

2018’de Fenerbahçe Başkanı seçilen Ali Koç, görev süresinin sonuna yaklaşırken, seçime aylar kala camiayı tedirgin eden açıklamalar yaptı. Başkan olduğu ilk günlerde “En az 6 yıla ihtiyacım var” diyen Koç, son basın toplantısında gelecek yıl düzenlenecek seçimde aday olup olmayacağı konusunda kafa karıştıran sözler söyledi.

HABER-YORUM: Alican ÖZCAN | Fenerbahçe Kulübü, yeni sezondaki yapılanmasına önderlik eden Emre Belözoğlu’nun sportif direktörlük görevini geçtiğimiz gün düzenlediği lansman ile resmen duyurdu. Aynı zamanda Teknik Direktör Erol Bulut için de düzenlenen törene Ali Koç’un ‘seçim’ açıklamaları damga vurdu.

Fenerbahçe’nin 20 yıllık başkanı Aziz Yıldırım ile girdiği seçim yarışında, 20 bin 736 geçerli oyun 16 bin 92’sini alarak bir devri kapatan Ali Koç, o günlerde üstüne basa basa şunu söylüyordu:

“Öncelik futbolun toparlanması ve baştan aşağı futbolun değişmesi. Bunun hemen olmayacağını biliyoruz. En az iki döneme (6 yıla) ihtiyaç var.”

Kulübün içine girdiği maddi sıkıntıların farkında olan ve asırlık çınarı düzlüğe çıkarmak için en az iki dönem başkanlık koltuğunda oturmayı hedefleyen Ali Koç, Emre Belözoğlu ve Erol Bulut için düzenlenen törende kafaları karıştıran sözler sarf etti.

“Şu an hiç seçim düşünmüyorum. Şu an tek düşündüğümüz yola çıktığımız hedeflere bir şekilde ulaşmak. Evet, iki dönem dedik ama her zaman evdeki hesap çarşıya uymaz. Zamanı gelince bakacağız.”

Yaklaşık 4 saat süren toplantı süresince seçim konusu her açıldığında açık kapı bırakan sözler sarfeden Koç’a ilk destek yine taraftardan geldi. Twitter’da #TaraftarınlaDevamAliKoç etiketini kısa sürede Türkiye gündemine sokan taraftarlar, Başkan Koç’a olan desteklerini dile getirdi.

Görevde bulunduğu son iki yılın aksine, güven veren ve belki de son yılların en iyi teknik ekibini-kadrosunu kuran Başkan Ali Koç’un açıklamaları dikkat çekti.

İşte yaşananlar…

EMRE İLE 1 YIL! PEKİ EROL BULUT?

Başkan Koç’un kafaları karıştıran sözlerinden biri Emre Belözoğlu ile neden 1 yıllık sözleşme imzalandığı konusuna verdiği yanıt oldu.

Koç, gelecek sene seçim olduğu için gelecek yönetimin önünü açmak adına Emre Belözoğlu ile 1 yıllık sözleşme imzaladıklarını söyledi. Ancak Teknik Direktör Erol Bulut ile 2 yıllık sözleşme imzalanmış olması kafalarda soru işaretlerine neden oldu.

“Emre’nin en önemli görevi ileriye dönük olarak dikkat ederseniz burada 1 sezon yazdık, neden 1 sezon yazdık, çünkü önümüzdeki sene seçim var. Hem gelecek yönetimin önünü açmak hem de Emre’nin önünü açık tutabilmek, çünkü seçimlerde ne olacağı belli olmaz.”

Kulislerdeki bir başka iddia ise, Emre Belözoğlu’nun saha kenarında olma hayali. Bu nedenle kısa süreli anlaşmaya varan Emre Belözoğlu’nun, işler kötü gitmesi halinde teknik direktörlük hayalini gerçekleştirme için adım atmak istediği söyleniyor.

“Türkiye’nin kendine göre farklı parametreleri var, farklı dinamikleri var. O yüzden ben de elimden geldiğince birçok hayalimden vazgeçerek bazen insan kendi gururunu da arka plana iterek bazı kararlar alıyor. Ben de Fenerbahçe için bu kararı almaktan hiçbir şekilde geri durmadım. O yüzden şu andaki durumumdan, konumumdan çok mutluyum. Fenerbahçe’ye, Fenerbahçe taraftarına, bu büyük camiaya, Başkanımız gibi mert ve gerçekten samimi bir insana yardımcı olmaktan dolayı çok mutluyum. Bir gün başka bir hayalim, hedefim olursa da bunu sizinle her zaman olduğu gibi yürekten bir şekilde paylaşırım. Ama şu an için benim hedefim, hayalim şu an bana verilen bu görevde en iyisini yapmak, hayalimi burada gerçekleştirmek. Şu an yeni bir hayalim var yani.” -Emre Belözoğlu

İLGİLİ HABER Ali Koç`tan Erol Bulut hakkında: `Masaya yumruğu vurabiliyor` Ali Koç`tan Erol Bulut hakkında: `Masaya yumruğu vurabiliyor`

SEÇİM HAZIRLIĞI MI?

Başkanlık koltuğundaki üçüncü yılına girecek olan Ali Koç, geride kalan iki sezon baz alındığında sportif başarı konusunda camiada hayal kırıklığı yarattığı bir gerçek.

Ancak ekonomik olarak yaptığı hamlelerle kısa vadede kulübün geleceğini sağlama aldığı bir gerçek. Ve bu sezon oluşturulan kadro ile yaşananları unutturmayı planlıyor. Ancak olası bir başarısızlık halinde son iki yılın faturasının da önüne konacağının farkında.

Bu nedenle Ali Koç’un şimdiden ‘Belki de aday olmam’ tarzındaki açıklamaları, camiadan destek mesajı beklediği ve güven tazelemek istediği şekilde yorumlanabilir.

Ali Koç’un bu sözlerinden kısa bir süre sonra taraftar gruplarının Twitter’da destek mesajları yağdırması ve birlikte yola devam edilmesi yönündeki paylaşımları, bu mesajın yerine ulaştığına işaret ediyor.

‘DEMOKRASİ’ VURGUSU

“İnşallah birden fazla aday çıkar. Hatta lütfen şimdi çıksınlar” diyen Ali Koç, Aziz Yıldırım ile girdiği yarışta yaşadıklarını kimsenin yaşamaması için tüzük değişikliği planladıklarını özellikle belirtti.

“Yapısal konularda biraz geç kaldık derken bazı tüzük değişiklikleri yapmak istiyorduk. Bunların içinde de Fenerbahçe’de seçimin en demokratik şekilde sürdürülebilmesi için, benim yaşadıklarımı başkasının yaşamaması için bazı önlemler almak istiyorduk. Tüzükle garanti altına alamadık ama net olarak şunu yazın. Fenerbahçe Spor Kulübü’ne aday olacak her başkan istediği şekilde bizim televizyonumuza, radyomuza çıkacak, Faruk Ilgaz Tesislerimizi de istediği gibi kullanacak.”

İLGİLİ HABER Fenerbahçe`de Emre Belözoğlu için imza töreni düzenlendi Fenerbahçe`de Emre Belözoğlu için imza töreni düzenlendi

UFUKTA BAŞKA ADAY VAR MI?

Ali Koç her ne kadar “İnşallah birden fazla aday çıkar. Hatta lütfen şimdi çıksınlar” dese de, bu gerçekçi bir bakış açısı sayılmayabilir. Çünkü son yılların en kaliteli kadrosu kurulmuşken ve lige de iyi bir başlangıç yapmışken, birilerinin başkan adaylığını açıklaması yüksel bir ihtimal değil. Bu durumda adaylık açıklayacak kişi, camia iyi yolda ilerlerken ‘köstek’ olmakla suçlanabilir ve saha içi sonuçları iyi gittiği sürece başka bir adayın çıkması sürpriz olacaktır.

Ali Koç açıkladı: Emre Belözoğlu, Takım Harcama Limiti, Bankalar Birliği, Transferler ve her şey…

Ali Koç açıkladı: Emre Belözoğlu, Takım Harcama Limiti, Bankalar Birliği, Transferler ve her şey…

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, sarı lacivertli ekibin harcama limiti engelini nasıl aştığını, Emre Belözoğlu’nun transferlerdeki etkisini ve yeni görevinin neden açıklanmadığını, Erol Bulut’un kendisiyle yaptığı görüşmeyi ve soru işaretiyle dolu her şeyi açıkladı

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, spor medyasının müdürleri ve yazarları ile bir araya geldi. Sarı lacivertlilerin transfer dönemindeki etkinliğinden, kulübün son durumuna kadar birçok önemli açıklama yapan Koç, çok konuşulacak sözler sarfetti.

Transferleri ortak akılla yaptıklarını söyleyen Koç, Takım Harcama Limitleri konusuna değinirken medyada sarı lacivertlilerin kollandığı algısı yaratılmak istendiğini söyledi. Emre Belözoğlu’nun resmi olarak görevinin neden duyurulmadığı konusuna açıklık getiren Koç, “Bir sıkıntı, sorun yok. 1-2 hafta içinde açıklanacak” dedi.

Rakiplerin sataşmalarından, taraftarların eleştirilerine kadar geniş yelpazeli bir sohbette yer alan Başkan Koç, takımın kasım ayı ortalarına doğru oturacağını ve taraftarların sabırlı olması gerektiğini söyledi.

İşte Ali Koç’un açıklamalarından öne çıkanlar:

“İlk olarak transferleri değerlendiren Başkan Koç, “Transferleri Ali Koç yapmadı. Fenerbahçe Spor Kulübü yaptı. Ortak bir aklın ürünü olarak yaptık. Limit konusunu açıklayalım. Limit konusunu nasıl yönettiğimizi açıklamadan önce şunu söylemekte fayda var, her sezon yaygara… İşte ‘Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaklar’, ‘Fenerbahçe’nin MHK’sı’, Federasyon Başkanı kim olursa olsun ‘Fenerbahçe’yi kollayan federasyon başkanı’, ‘Fenerbahçeli medya var gücüyle çalışıp Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak’ gibi bir sürü yakıştırmalar…”

“Bazen sezon ortasında, geçen sezonki ‘Zorlu’ olayı gibi. Bunu devamlı gündemde tutmaları vs. söz konusu Fenerbahçe olunca hep bir algı yanıltması var. Bu seneki de işte ‘Limitleri aştı, kuralları çiğnedi, kuralları dinlemedi Fenerbahçe’ benzetmeleri var. Dolayısıyla her sene bunları yaşıyoruz, yaşamaya devam ediyoruz. Fenerbahçe söz konusuysa bu algı yöntemleri bayat bir yemek gibi önümüze konuyor. Bilerek ya da bilmeyerek buna alet olan medya mensupları oluyor. Ben bunu büyük bir saçmalık ve haksızlık olarak görüyorum. Yurtdışından Türkiye’yi takip eden birine ‘Şöyle şöyle laflar bir takım için edildi’,  hangi takım için edildi deseniz, Fenerbahçe der, sezon başı der.”

“BELKİ DE ŞAMPİYONLUĞA MANİ OLDU”

“Limitlerle ilgili noldu? Geçen sezon devre arasında bizim bazı ihtiyaçlarımızı karşılamak için transfer yapmak istedik. En önemli eksiğimiz de hepinizin haklı olarak değindiği sol bekteki zaafımızdı. Bunu yapmak için çok uğraştık, çok gittik geldik. Bazı bankalarla ötelemeler yaptık. Lisans kurulu ve federasyona yeni çözüm önerileri sunduk. Her ne hikmetse standart dışı, birbirinden çelişkili argümanlarla bizim limitimiz transfer yapmamıza mümkün kılınmadı. Sadık’ın fedakarlığıyla Simon Falette’i anca alabilmiştik. Sol bek ihtiyacımızı karşılayamadık. Belki de şampiyonluğa mani oldu. Şunu hatırlatmak isterim, geçen sezon 20. haftada şampiyonluğun en büyük favorisi Fenerbahçe’ydi. Ondan sonra kabus gibi 7 haftalık süreç yaşadık.”

“GERÇEKÇİ LİMİTLER DEĞİLDİ”

“Limitlere gelince… Limitler kesinlikle olmalı. Fenerbahçe Spor Kulübü, yerel FFP’nin ülkemizde yerleştirilmesi, kulüplerin disipline edilmesini, yöneticilerin sorumlu tutulması fikrine katılıyor. Uluslararası FFP ne yazık ki ülkemizde istenilen neticeleri vermedi hatta tam tersi sonuçlara sebebiyet verdi. UEFA da bu işin içinden çıkamaz oldu. Son olarak ‘Gidin kendi kendinizi düzeltin’ dedi ve bu bağlamda yerel FFP oluşturuldu. Bu mevzuatın oluşturulmasında en büyük katkıyı Fenerbahçe ve Beşiktaş kulüpleri vermiştir. 2-3 senedir profesyonellerimizin kendi inisiyatifiyle La Liga’yı izlemeleri, analiz etmeleri, vaka incelemeleri yapması neticesinde federasyona bir taslak sunuldu. Ama o taslak hayata geçirildiğinde önerilenle hayata geçirilen arasında çok büyuük bir fark vardı. O başlama noktasıydı. Nasıl VAR yerleştirildi, VAR’ın üstüne her sene yenilikler geliyor. Bu da Allah’ın emri, bir kere kondu bir daha değişmez diye bir şey yok. Yaşadıkça, gördükçe düzeltilmesi, uygulanabilir olması, sorunlara çözüm olması, gerçekçi olması gereken bir sistem olması gerekiyor. Biz bu sistemin sürdürülebilir olmadığını anlatmıştık. Niye sürdürülebilir değil? Bankalar Birliği’yle yapılan anlaşmada ana para ödemeleri limitlerin belirlenmesine en büyük etki yapan unsur. Biz geçen sene yapılandırma yapamadığımız için bizim limitlerimiz düşük çıktı. Ana parayı öteleyenler hesaba katılmadığı için onlarınki farklı çıktı. Gerçekçi limitler değildi. Federasyona ‘Ana para ödemeleri geldiği zamanda ne yapacaksınız? Bu limitlerin hepsi eksi çıkacak. Eksi limit olmayacağına göre ne yapacaksınız?’ diye. ‘Oraya geldiğimiz zaman bakacağız’ cevabı almıştık geçen kış.”

İLGİLİ HABER Fenerbahçe sosyal medyada dünya devlerini geride bıraktı! Fenerbahçe sosyal medyada dünya devlerini geride bıraktı!

FENERBAHÇE’NİN LİMİTİ NASIL YÜKSELDİ?

“Fenerbahçe’nin limiti düşük çıkınca çok güzel, kimse ses çıkarmıyor. Ama Fenerbahçe 2 sene içinde bütçesini 92’den 60’lara indirmesi, maaş bordrosunda sadece 1 futbolcunun 3 milyon Euro üstünde alması geri kalan herkesin geçmişe nazaran çok daha düşük maaş alması, Fenerbahçe’nin bir kısım borçlarını indirmesi, Fenerbahçe’nin bankalarla yaptığı anlaşma çerçevesinde 561 milyon TL’lik bu sene ödenmesi gereken ana paranın Ekim 2021’e ötelemesinden sonra Fenerbahçe’nin limiti yükseldi. Fenerbahçe 22 milyon Euro’luk satış yaptı. Bunla beraber 8-9 milyon Euro artıda bitirdik. Kadromuzdan ayrılan çok yüksek maaşlı oyuncularla birlikte TFF kuralları ve Lisans Kurulu regülasyonlara bakış açısıyla Fenerbahçe limitini hak ettiği şekilde hem yükseltti hem de en iyi şekilde en iyi şekilde dolduracak transferler yaptı. Fenerbahçe’nin limiti düşük ise her şey süt liman, Fenerbahçe’nin yaptığı doğru hamleler sonrasında limit olması gereken yere gelince insanların hop oturup hop oturması kamuoyunu aptal yerine koymak olarak görüyoruz.”

“MECBUR KALDIKÇA KAVGA ETMEMEYE ÇALIŞIYORUZ”

“Bu iddiaları, söylemleri ciddiye alırsanız aslında ağır ithamlar var. Biz de arkadaşlarla istişare ediyoruz. Cevap versen bir türlü vermesen bir türlü. Biz vermemeyi, bu konuları çok fazla ciddiye almamayı seçiyoruz. Bu ithamlarda sürecin içindeki her merciiye suçlamalar var çünkü. Sayın başkanı da anlıyorum. Kendi içinde bulundukları iç dinamikler, bunların yarattığı baskı çerçevesinde bunları söyleme ihtiyacında hissediyor, anlayışla karşılıyoruz. Cevap vermemeyi de şundan tercih ediyoruz. Kulüpler Birliği’ne gideceğiz. O kadar sorun var ki aşmamız gereken. Vergiler, stopajlar, PCR testleri vs. kavga içinde çıkarlarımız için ortak noktayı yakalayamayız. Mecbur kalmadığımız müddetçe kavga etmemeye çalışıyoruz.”

“AKILLICA TRANSFERLER YAPTIK”

“Limitler yanlış da anlaşılıyor. Biz aslında bu sene %15’le 177 milyon çıkan limitimizi gördüğümüzde ister istemez isyan ettik. Benim elimdeki oyuncuları bile bu limite sokmam mümkün değil. Mülkiyet hakkına zarar verecek bir yaklaşımdı. Biz bu düzelmezse diye Anayasa Mahkemesi’ne başvurumuzu yaptık. İç süreçleri tüketip ondan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne… Bu konuda son durak tahkim değil. X takıma bir limit çıkıyor diyelim ki 500 milyon. Bu limit transfer harcaması için değil. Bütün A.Ş. Altındaki futbolcusundan çimcisine, teknik direktöründen çaycısına, bizim özelimizde Fenerium da A.Ş.’nin altında olduğu için bütün bu maaş yükünün içine sığacağı bir rakam. Sizin zaten mevcut maaş yükünüz halihazırda bu rakamı aşmaya yakınsa sizin zaten manevra alanınız kalmıyor. İstediğiniz kadar paranız olsun. Dolayısıyla artık futbolcu ve teknik heyetin aldığı maaşlar günün gerçeklerine uygun olması gerekiyor. Bazı kulüplerin elinde 3-4 milyon Euro alan futbolcular olduğu için onların manevra alanı bize nazaran daha kısıtlı. 90 küsurlardan 60’lara geldik. Hedef 35-40 milyon Euro’lar… 2-3 sene içerisinde. Mecbursunuz yoksa yapılandırmaya uymanız mümkün değildi. Bizim özelimizde Galatasaray’a göre çok daha düşük, Beşiktaş’la aynı civarlarda… Toplam yükümüze baktığımız zaman bizim yeni transfer yapılabilecek, hem borçların ötelenmesi hem yaptığımız satışlarla birlikte manevra alanımız bu sene daha geniş diğer kulüplere göre. Biz de akıllıca transferler yaptığımızı düşünüyoruz limitler çerçevesinde.”

İLGİLİ HABER Daum`un kitabında Türkiye! Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman... Daum`un kitabında Türkiye! Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman…

“KASIM AYINA DOĞRU TAKIM OTURACAKTIR”

“Hocamız da söyledi, ‘Bizi şampiyon ilan etmeleri bizi rahatsız ediyor’ diye. Biz çok transfer, iyi transfer yapmış olabiliriz ama transfer yapmak önemli değil, takım olmak önemli. Takım olmak da bir süre alacaktır. Peşinen Fenerbahçe’yi yapanlar, şampiyon olursak ‘Ben demedim mi’ diyecekler. İlk tökezlememizde de yerden yere vuracaklar. Puan kayıpları devam edecektir. Hocamızın bize söylediği kasım ayının ortalarına doğru bu takım, sistem oturacaktır. Taraftardan da bu zamana kadar anlayışlı olmalarını istiyorum. Puan kayıpları erken haftalarda illa olacaktır. Önemli olan aile havası yakalamaktır. Bu sene ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz’ ruhunu geçmiş yıllara nazaran daha gerçekçi olduğunu düşünüyorum. İyi yolda olduğumuzu düşünüyorum. 2 senede yaşamadığımız çekmediğimiz çile kalmadı. Şimdi mutlu olmamız lazım. Şampiyonluk yaşama zamanı. Bu sene diğer 2 seneye göre daha şanslı olduğumuzu düşünüyorum.”

“BENİ EN ÇOK ETKİLEYEN EMRE’NİN…”

“Emre Belözoğlu’nun mukavalesi gönüldendir Fenerbahçe’ye. Burada futbolcu olarak hizmet ettiği sürece elinden gelenin en iyisini yapmıştır. İstenmediği zaman gitmiştir, istendiği zaman gelmiştir. Geçen sene kayıp bir sezondu. Ondan sonra hocamızla yollarımızı ayırdık, pandemi süreci girdi. O sürede Emre hem kaptan, hem sporcu hem de sportif direktör gibi takımın başındaydı. Bu sene hocamızla birlikte ilgili yöneticilerimizle birlikte futbol aklı oluşturduk. Bazı transferler hocanın olmazsa olmazlarıydı, bazılarını Emre önerdi bazıları ise ortak akıl ürünü oldu. Beni en çok etkileyen Emre’nin 3-4 lisanı konuşup, oynadığı dönemki futbolcu arkadaşlarıyla halen devam eden network’ü. Birçoğu Avrupa’nın önemli kulüplerinde görev alıyor. Mesela Samatta’nın ödeme planının taksitlendirilmesi, gelmez dediğimiz oyuncuların gelmesini sağlaması… Emre benden çok finans ekibiyle çalışmıştır. Nakit akışını sağlaması, yaptığı kontratlarda sabitle birlikte performansa dayalı sözleşmeler imzalatması bizi çok etkiledi. Sadece yabancı değil, yerlilerde ciddi mesai harcadı. 15-16 yaşındaki çocukların kulübümüze katılmasını sağladı.”

“SIKINTI YOK 1-2 HAFTA İÇİNDE AÇIKLANACAK”

“Bir takımın başarılı olması için şuradaki uyum çok önemlidir; teknik direktör, sportif direktör ve takım menajeri. Fenerbahçe olunca ne oluyor? Erol Bulut, Emre Belözoğlu ve Volkan Ballı. Bu kişiler bu operasyonun temel kolonlarıdır. Emre’nin alacağı görev 5 aşağı 5 yukarı bellidir. Bir yoğunluktan açıklamadık, iki en son yapalım dedik. Tüm transferler bittikten sonra. Hak ettiği şekilde bir lansman olması için aceleye getirmedik. Bir sıkıntı, sorun yok. 1-2 hafta içinde açıklanacak. Yönetim, sportif direktör yaptı yapacağını bundan sonra olay Erol Bulut’ta yaklaşımı doğru değil. Başarı varsa çaycısından futbolcusuna yönetiminden teknik heyetine malzemecisine herkesin payı vardır. Bu bir ekip işidir.”

YAYINCI KURULUŞ VE FEDERASYON

“Bizim de adını koyamadığımız garip bir ilişki var federasyonla yayıncı kuruluş arasında. Özellikle geçmiş federasyonları kast ediyorum. Bunun normali neydi 250 milyon dolar, gerisi de 250 milyon dolara tekabül edecek tutarda TL olacak şekilde 500 milyon dolarlık ihale. İlerleyen süreçte birçok değişiklik yapıldı. Bu değişikliklerin bir tek özelliği var. Her seferinde kulüplerin aleyhine olan değişiklikler. Geçen sene kulüpler federasyonun getirdiği bir öneriyle indirime gitti. Hatırı sayılır indirim yapıldı. %13-%15 arası. Ben şahsen, “Bu anlaşmanın bu sezonluk olduğunu ve önümüzdeki sezonu kapsamadığını net şekilde iletin” dedim federasyon yetkililerine. Federasyon başkanı o an “Şimdi çözelim seneye bakarız” dedi. Sonra öğrendik ki geçen sene yapılan anlaşmanın içinde öyle bir cümle var ki.. 20-21 sezonunda yayıncının vereceği pastanın, görüşülmesi pazarlıkları 19-20 sezonunundan başlayacağını sonradan üzülerek öğrendik.”

“BU DURUMDAN ÇOK RAHATSIZIZ”

“Tabi bu bizlere neden sorulmaz… Kulüpler seneye olmayacağını ifade edin demesine rağmen bu noktaya geldik. İndirimlerle 500 milyon dolardan 400 milyonlara geldik. Bugün istenilenlerle birlikte toplam 250 milyon dolarlar konuşuluyor. Süper Lig kulüplerinin bunu kabul edebilme lüksü yok. Biz mevcut kontrat şartlarının devam etmesi konusunda ısrarımızı sürdürüyoruz. Yayıncı kuruluş bunun uzağında. Nasıl sonuçlanır bilmiyorum. Bir ödeme yapıldı. Normal şartlarda 140 milyon dolar olması gerekiyor. Ancak yapılan ödeme 365 milyon TL, bugünkü kurla 45 milyon dolar. %30 olmadığını söylediler bize. Pazarlıklar devam ediyor. Fenerbahçe özelinde biz bu durumdan çok rahatsızız. Her seferinde kulüplerin aleyhinde gelişmeler yaşanıyor. Bundan sonraki ihalede kulüplerin dahil olmadığı bir sistemin kabul edilmemesi gerekiyor. Kesintiler %4 değil %20 civarında. Kulüpler bundan çok rahatsız. Stopaj iadeleri kalktı, vergi %20’den %40’a çıkarıldı. Harcamaların %80’i kur ama kuru kimse konuşmuyor. Kombine, loca satamıyoruz. Her şey üst üste geldi. Bunlar kulüplerin en dar boğazda olduğu dönemde geldi.”

“OLMAYACAK DUAYA AMİN DEMEYİZ”

“Milyonlarca Euro’ların olduğu yerde hileyle hurdayla işimiz olmaz. Geçen sezon araba fiyatına transferler yapıldı mı yapılmadı mı? Kimse ağzını açtı mı? Söz konusu Fenerbahçe olunca konuşuluyor. Ne kadar paran olursa olsun limit içinde olmazsan önemi yok. Bizim bilet, kombine, yayın kuruluştan gelen bütün gelirler, bahsettiğimiz rakam aşağı yukarı 300 milyon lira. Bunların hepsi kasaya girmeden bankalara gidiyor. Biz borcumuzu arttırmadan kulübü buraya kadar yüzdürdük. Daha fazla da götürecek imkanımız kalmadı. Yönetim olarak bir fark yaratıyorsak transfer için değil geminin yüzmesi, limana yanaşması için, borcu yükseltmeden, bankalar birliği anlaşması yapamadan gemiyi buraya kadar getirdik. Bizim de Bankalar Birliği ile anlaşmayı yapmamız gerekiyor. Ama gücümüz kalmadı diye olmayacak duaya amin demeyiz.”

İLGİLİ HABER Mustafa Cengiz: Bizde kafa olsa burada olmazdık. Küfür etmekle yürek soğutamazsınız... Mustafa Cengiz: Bizde kafa olsa burada olmazdık. Küfür etmekle yürek soğutamazsınız…

BANKALAR BİRLİĞİ ANLAŞMASI

“İlkesel ve mantıklı davrandık, bizim de kaybımız oldu. Parayı almadık, o zamanki kurdan TL’ye dönemedik. Başka kulüpler belki de sürdürülebilir olmadığını bile bile yaptılar. Ama biz imzayı attığımız gün temerrüde düşeceğim bir anlaşmayı imzalayamazdık. Bilhasa %85 ana para ödemesi var. Mümkün değil bunun olması. Bugün geldiğimiz noktada Bankalar Birliği’ne, Ziraat Bankası’na, Lisans Kurulu’na bu sürece çok daha olumlu baktıkları için teşekkür ediyorum. Bu yeni geldiğimiz noktada bizim anlaşabileceğimiz, ortak noktada bir model geliştiriliyor. O yüzdendir ki Bankalar Birliği de ucuna geldiğimiz bu modelin gerçekleşeceğini gördüğü için de bizim 2020-21 sezonuna tekabül edecek ana para ödemelerimizin ertelenmesine müsaade etti. Zaten yapılandırma yaptığınız zaman bu ödemeler öteleniyor. O yüzden iyi bir yolda olduğumuzu düşünüyorum. 4-5 çoklu bankaların olduğu bir konsorsiyum yapısında bir yapılandırma 6-7 hafta daha sürer. Kasım ayı gibi imzalamış oluruz. Şimdilik konuşulan 2 yıl geri ödemesiz ve sonrasında 7 yıla yayılan bir ödeme planı. İmzaladığınız tarihten itibaren geçerli oluyor.”

“HAYALLERİMDEN BİR TANESİ…”

“Biz bu sene gençleri tecrübelilerle donattık. Yaş ortalamamız 26.7 yanılmıyorsam. Sürekli oynayacak olanların biraz daha fazla. Ortalama yaşı 25’lere indirmemiz lazım. 35-40 milyon Euro’lara ineceksek eskisi gibi harcamalar olmayacak. Başka altyapılardan alabileceğimiz gençler de var. Benim hayalim 5-6 sene içerisinde gerçekleşebilecek bir şey. Hayalimden bir tanesi de U11’den A Takımı’na kadar tüm takımların aynı tesiste olması. 15-20 futbol sahasının olduğu, 3-5 takımın aynı anda kamp yapabildiği bir tesisi ben başkanlık süremde gerçekleştirirsem en büyük başarım bu olur. Altınordu da geceden sabaha bu noktada gelmedi.”

“Bu sene yaptığımız transferlerle 2-3 senenin omurgasını kurduk. Her sene 7-8 transfer olamayacağını biliyoruz. Elimizde Ferdi, Altay, İsmail Yüksek, Pelkas, Ademi, Berke gibi satabileceğimiz oyuncular da var. Zaman içinde göreceksiniz ki doğru yoldayız. Her kulübün taraftarı bizim taraftarımıza yaşattıklarımızı kolay kolay hazmedemez. Çok sıkıntılar yaşattık. Bütün uğursuz, şansızlık aleyhteydi. Ama bizi yalnız bırakmadılar.

“KULÜPLERİN SATILMASINA GÖNLÜM EL VERMEZ”

“Bizim kulüplerin 130-160 milyon Euro bütçesi. Bu bütçelerle belki Şampiyonlar Ligi şampiyonu olamazsınız ama Avrupa’nın hatırı sayılır kulüplerinden biri olabilirsiniz. Söylemesi kolay, yapması zor. Dernek yapısı olduğu zaman çok daha farklı. Kasımpaşa, Göztepe, Rize, Başakşehir, Sivas, Karagümrük… zaten A.Ş. sayısı artmaya başladı. 3 büyük kulübün özelinde hitap ettiği kitleler, tarihçesine baktığımız zaman gönlüm el vermiyor ama bizim kulüplerimizin finansal sıkıntılara girmemizin ana nedenlerinden biri dernek yapısıdır. Ben yakın bir dönemde Türkiye’deki kulüplerin çoğunluğunun yabancı yatırımcıya gideceği ortamı göremiyorum. 3 büyük kulübün özelinde söylüyorum. Bir taraftar olarak şu yapının dışındaki yapıya gönlüm el vermez.”

“TÜRKİYE’DE BİR SORUN MU VAR?”

“Biz düne kadar dünyada pandemiyi en iyi yöneten ülkelerden biri olduğumuzla övündük. Ben hala öyle olduğumuzu düşünüyorum. Ama hal böyleyken Avrupa’nın ülkelerinin %10-20-30 bazılarının %50 kapasiteli spor etkinliklerine müsaade etmesi ama bizim hala kapalı kapılar ardında oynamamız şu intibayı yaratıyor. Türkiye’de bir sorun mu var? Bize göre federasyonun verdiği son karar olumlu ama yetersiz. Pandemi koşullarına en güvenli şekilde uyup seyircileri stada alabileceğimiz ortamı sağlayabiliriz. Bu koşullarda ister istemez zenginler maça gidebilir sonucu çıkıyor. Bizim umudumuz %10-20-30 mu olur bilmiyorum ama bir şekilde başlamak. Spor dışında bir eğitim var onun haricinde her şey normale dönmüş durumda. Bana göre %30 gayet makul bir rakam. EuroLeague de enteresan. Biz burada seyircisiz oynuyoruz rakibe gidiyoruz seyircili.

“Almak istediğim şu an ismini vermeyeceğim genç sporcular da var. TFF’de veya Süper Lig’de oynayan. Ya paramız yetmedi ya anlaşamadık. Yabancı bizi bizden çok daha iyi tanıyor. Buradan alıp götürüyor yıldız yapıyor. Altyapıya menajer alacağız. Fenerbahçe altyapısında oynayacaksan bu adamla muhattap olacaksın. Biz Samandıra’ya ne kadar az gidiyorsak işler o kadar iyi gidiyor demektir. Samandıra’nın bir özeli olması lazım.

“ÖMER FARUK’UN SÖZLEŞMESİNİ UZATACAĞIZ”

“Ömer Faruk kendi yaşının en özel yeteneklerinden. Ama dünyada ne yetenekler doğmuştur 15-16’sında çok iyi sonrasında 18-19’unda göremezsin. Ömer’in potansiyeli var, çok iyi bir kariyer planlaması yapması gerekir. Bazı aklını çelmeye çalışanlar oluyor. Kendini çok iyi geliştirmesi gerekiyor. Emre de Erol Hoca da çok önem veriyor kendisine. Diyeceksiniz ki kadro çok kalabalık nasıl oynayacak? Emre de Erol Hoca da bunların planlamasını yapıyor. Sözleşmesi sezon sonunda bitiyor, uzatacağız.”

Ali Koç: Bu sene farklı bir uygulamaya geçiyoruz

Ali Koç: Bu sene farklı bir uygulamaya geçiyoruz

TFF’nin 2020-2021 sezonu için aldığı Ekim ayından itibaren maçların yüzde 30 seyirci kapasiteli oynatılması şeklindeki kararın ardından Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, bu sezon bilet satışında farklı bir uygulamaya geçeceklerini söyledi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, dün yaptığı açıklamada “Yönetim kurulunda 1 Ekim’den itibaren yapılacak tüm maçların localar varsa locaları kullanma, tribünleri ise yüzde 30 kapasite ile TFF Sağlık Kurulu’nun talimatnameleri gereğince kullanma kararı aldık” demişti. Nihat Özdemir, talimatlara uymayanlara ağır cezalar vereceklerini söyleyip “Nasıl futbolculara, yöneticilere cezalar uyguluyorsak taraftarlara da bunu uygulayıp bir disiplin sağlayarak, maçlarımızı yüzde 30 kapasiteli oynamak istiyoruz” şeklinde konuşmuştu.

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Türkiye Futbol Federasyonu´nun (TFF) 2020-2021 sezonundaki Süper Lig maçlarının ekim ayından itibaren yüzde 30 kapasite ile seyircili oynanacağı kararını alması üzerine, “Bu sene farklı bir uygulamaya geçiyoruz. Kombineden ziyade maçlara bilet alma hakkını ilk önce satacağız” dedi.

YENİ UYGULAMA HAKKINDA BİLGİ VERDİ

Fenerbahçe Televizyonu’na konuşan Ali Koç, konuyla ilgili olarak şunları söyledi;

Bu sene farklı bir uygulamaya geçiyoruz. Kombineden ziyade maçlara bilet alma hakkını ilk önce satacağız. Yarın öbür gün bununla ilgili açıklamaları yapacağız. Ne yazık ki malum sebeplerden dolayı stadımızın tamamını satışa çıkartamıyoruz. Ama son 2 senedir 38 bin, 39 bin ortalamayla sağ olsun taraftarlarımız Fenerbahçe’yi hep bu konuda önde tuttular. Doğal olarak hep bir rağbet, talep var. İyi günde de kötü günde de yanımızdalar. Ama bu sene malum sebeplerden dolayı kısıtlı bir seyirci alabileceğiz. Şimdi o uygulama şu an düşünülen ancak gidişat neyi gösterir göreceğiz ama şu an düşünülen ekim ayından itibaren locaların tam olarak %100 kapasiteyle, geri kalan statların da her tribününün %30 kapasiteyle satılabilmesine müsaade ediyor. İnşallah böyle başlayabiliriz, ondan sonra üstüne koyarak gideriz.”

Kombine satmaktansa maç bileti alma hakkını satacaklarını belirten Ali Koç “Bu hakkı alanlar maç biletlerini, maç günleri %20 daha ucuz alabilecekler. Sattığımız haklar, satacağımız bilet kapasitesinin üstündeyse TC kimlik numarası kullanılarak dönüşümlü bilet alma hakkını sağlayacaklar. En adil ve en çok sayıda bu kısıtlı kapasiteyi en çok taraftarla, tekil taraftarla doldurabilmek için böyle bir uygulamaya karar verdik. Bakalım ne olacak ama taraftarlarımızdan her zaman olduğu gibi bugün de bizim yanımızda olmalarını özellikle rica ediyorum” şeklinde konuştu.

Metin Koç: İçimiz buruk başlıyoruz

Metin Koç: İçimiz buruk başlıyoruz

Giresunspor Yönetim Kurulu Üyesi Metin Koç, “Pandemi nedeniyle lige içimiz buruk başlıyoruz. Arzu ediyoruz ki bu durum bir an önce biter ve futbol eski heyecanına kavuşur” dedi.

TFF 1. Lig’de 2020-2021 sezonu fikstürü, Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Eğitim ve Kamp Merkezi’nde gerçekleşen törenle belli oldu.

Kura sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Giresunspor Yönetim Kurulu Üyesi Metin Koç, “Kavgasız gürültüsüz ve sağlık içinde müsabakalar temenni ediyorum. Geçtiğimiz sene pandemi nedeniyle futbol heyecanına uzun süre ara verdik. Bu sene de içimiz buruk başlıyoruz. Arzu ediyoruz ki bu durum bir an önce sonlanır ve futbol eski heyecanına kaldığı yerden devam eder. Kavgasız, gürültüsüz ve aile ortamında izlenebilecek maç ortamlarını temenni ediyoruz” dedi. İlk hafta fikstürü hakkında da değerlendirmelerde bulunan Koç, “İlk hafta evimizde oynamayı arzu ederdim ama olmadı. İlk hafta Balıkesirspor deplasmanına gidiyoruz. Kardeş bir kulübümüz. İyi oynayan kazanır inşallah” şeklinde konuştu.

Ali Koç, Emre Belözoğlu ve TFF…

Ali Koç, Emre Belözoğlu ve TFF…

113 yıllık Fenerbahçe tarihinin en önemli sezonlarından biri şüphesiz 2020-2021 olacak.

Tarihte görülmemiş büyük bir destekle Haziran 2018’de başkan olan Ali Koç’la yepyeni bir sayfa açan Fenerbahçe, eşi benzeri olmayan başarısız iki sezon geçirdi.

Peki, iki başarısız dönemden sonra seçimin de olacağı yeni sezonda Fenerbahçe neler yapılmalı?

1- Sportif direktöre tam yetki verin

Fenerbahçe’de her şeyden önce futbol profesyonellere teslim edilmeli.

Sportif direktörlüğe getirilecek Emre Belözoğlu’na güvenilip tam yetki verilmeli. Eğer geçen sezonlarda olduğu gibi futbola karışacaksanız bu sportif direktöre güvenmediğiniz anlamına gelir. Bu durumda da Emre Belözoğlu’nu hiç göreve başlatmayın. Emre’nin karakteristik yapısını göz önüne alırsak, işine de kimseyi karıştırmayacağını biliriz.

Tabii ki son söz ve imza her zaman başkan da ama Ali Koç, iki yıldır futbolla çok iç içe oldu. Futbolcuları devamlı araması, oyuncular üzerinde de baskı oluşturdu. Bu durumdan ne teknik direktörler ne de futbolcular memnundu.

Kısacası başkan futbolun sadece idari kısmıyla ilgilenmeli, teknik kısımları profesyonellere teslim etmeli. Yoksa kimse başarılı olamaz.

2- Emre Belözoğlu görevinin sorumluluğunu bilmeli

Aykut Kocaman’la başlayıp Terraneo ve Comolli skandallarıyla devam eden sportif direktörlük makamında artık hata yapılma lüksü yok.

Emre Belözoğlu öyle bir dönemde futbolu bırakıp yöneticiliğe soyunacak ki… Ya Fenerbahçe’yle birlikte başarılı olacak ya da yeni kariyerine çok kötü bir başlangıç yapacak.

Yapılan transferlerden baş sorumlu o olmalı ki yarın bir gün kimse birbirine suçu atmasın. Comolli’nin giderken söyledikleri, Ersun Yanal döneminde yaşanan sıkıntılar dün gibi hafızalarımızda. Emre Belözoğlu da bu işe soyunacaksa tam yetkiyi almalı.

Emre Belözoğlu bu işi yapacaksa bir kere sahadaki agresifliğini unutmalı. Dünyada sportif direktörlerin özellikle Türkiye’de hocaların işine çok karıştığını biliyoruz. Nasıl başkan Emre Belözoğlu’na karışmamalıysa, Emre de kulübeye asla müdahale etmemeli. Emre, futbolculuk döneminde çok büyük bir liderdi. Zaman zaman her kaptan gibi teknik heyete tavsiyelerde bulunuyordu. Hatta bu tavsiyeler sınırı aşıp karşıma yoluna bile gidiyordu. Artık herkes kendi görevini yapmalı ve görev tanımının dışına asla çıkmamalı. Sportif direktörlerin görev tanımında kulübeye karışmak yoktur.

3- Ali Koç, mücadelesini TFF’ye vermeli

Futbolu profesyonellere teslim etmesi gereken başkan Ali Koç, yoğunluğunu saha dışına özellikle de TFF’ye vermeli.

Başkanın burada yapacağı şey, transfer için bütçe oluşturmak, borcu daha da eritmek ve her şeyden önce geçen sezondan farklı tavrı olmayacak TFF karşısında önemli bir duruş sergilemektir.

Geçen yıldan özellikle TFF’yle mücadelede, önemli bir deneyim kazanıldı. Medyaya Fenerbahçe’nin harcama limitiyle ilgili dedikodular belli kaynaklardan pompalanmaya başlandı bile. Ali Koç ve yönetimi hiç olmadığı kadar sert, kararlı bir mücadelede olmalı. Şu bir gerçek ki federasyonun bu kadar uğraştığı bir takım şampiyon olamaz. Ancak onlara buranın Fenerbahçe olduğunu hatırlatırsanız, duvara toslamalarını sağlarsanız saha içinde alın terinizin karşılığını alırsınız.

Ali Koç, Fenerbahçe’nin kudretini ve kendi gücünü birleştirip topyekün bir mücadele verecek ki Fenerbahçe tarihi sezonu tarihi bir başarıyla kapatsın. Aksi takdirde zaten Fenerbahçe Kulübünü yönetmiyorsunuz demektir. Fenerbahçe’nin 2 yıldır hakkı yeniyor. Bunu başkan da söylüyor ama bunu futbolu bilen herkes zaten söyler. Önemli olan icraattır. Söylemek, söylenmek yetmez. İcraat lazım. 20 milyonu aşkın taraftarı olan bir kulübün hakkını hala yedirirseniz demek ki bu camiayı yönetemiyorsunuz.

Hani tarihi sezon dedik ya, eğer Fenerbahçe şampiyon olamazsa, haklarını yine yedirirse, büyük destekle gelen Ali Koç için tarihi bir kongre daha olur. Gün sonu her şey sportif başarıya endeksleniyor. Yine başarısız bir sezonla seçime girilirse kimse verilen paralara, azalan borca, yapılan yatırımlara bakmaz, verdiği oyun rengini değiştirir.

Bu eleştirilerim Ali Koç’a çok inandığımdandır. Başkana hala inancım sonsuz. Çünkü hatalardan ders alabilecek bir lider. Bu eleştirileri umarım dikkate alır, Fenerbahçe kongre üyelerine mahcup olmaz. İnşallah yapacağı zihniyet değişikliğiyle tüm kupaları alır. Tüm branşlarda başarılı olur ve biz de Ali Koç’u keyifle destekleriz.

4- İletişimin değişmesi şart

Günümüzde kulüplerin özellikle de milyonlara hitap eden kulüplerin iletişim ekibi kusursuza yakın olmalı.

Maalesef Fenerbahçe’nin 2 yılda iletişimi inanılmaz kötü. Hem medyayla ilişkilerde hem taraftarla ilişkilerde, hem de kriz yönetimlerinde. İletişimin başındaki yönetici Metin Sipahioğlu ve Can Gebetaş çok iyi niyetli bir şekilde çalışıyorlar. Ancak iyi niyetli olmak iletişimi iyi yönettikleri anlamına gelmez. Fenerbahçe son 1.5 yıldır futbolculara imza töreni bile düzenleyemiyor. Bunu organize bile edemeyen bir iletişim ekibi söz konusu.

Bu göreve futbol camiasını iyi bilen, Fenerbahçe camiasına hakim bir abi, güçlü bir isim gerekir.

Ali Koç: Oyunun kuralları er ya da geç değişecektir

Ali Koç: Oyunun kuralları er ya da geç değişecektir

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçe Kulübü’nün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle online olarak gerçekleştirilen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı. Sarı-lacivertli kulübün 77 yaşındaki Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, toplantıyı evinden yönetti.

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ve yönetim kurulu üyeleri ise Ülker Stadı’ndaki 1907 Tribünü’nden toplantıya katıldı. Koç ve yöneticiler, sosyal mesafe kuralına uyarak oturdu.

Toplantı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, kulüp kurucuları, kuruluştan bu yana başkanlık ve yöneticilik yapanlardan, sporculardan, kulüp çalışanlarından, Yüksek Divan Kurulu ile kulüp üyelerinden vefat edenler, şehit ordu ve emniyet personeli ile Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde hayatını kaybeden şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantıda söz alan başkan Ali Koç önemli açıklamalarda bulundu. İşte Koç’un açıklamalarından satır başları…

‘SON 15 YILDA KARNEMİZ PEK PARLAK DEĞİL’

”Türk futbolunun içinde bulunduğu finansal kriz, Fenerbahçe de dahil, er ya da geç bizim altyapıdan oyuncu yetiştirmemiz gerekiyor. Bu kolay bir laf. Sabır gerektiren bir süreç. Her kulüp dar bir havuzdan altyapı tercihlerini yapıyorlar. Yaş kategorisi ne olursa olsun. Geldiğimiz noktada Fenerbahçe altyapısındaki oyuncuların kalitesinin daha gelişmiş olması gerekiyor. Son 15 yılda bu konudaki karnemizin pek parlak olduğunu söyleyemem.”

‘KİŞİSELLEŞMİŞ ÇEKİŞMELERİN FAYDA SAĞLAMADIĞI…’

”Liyakat bazlı olmayan seçimler, kulüp bazlı seçimler, iş dünyasını temsil eden ama futboldan uzak isimlerin sırf ismi olduğu için yönetim kurullarına girmesinin sonuçları ortada. Finansal açıdan sıkıntılara girmemiz, Avrupa’yla rekabet edemememiz… Örnekler uzatılabilir.

Liyakat kurallarıyla seçildiği zaman hakemler daha iyi seçilir, adalet daha iyi sağlanır. Her şeyden önemlisi taraftarların futbola güven artacaktır. Güvenin arttığı ortamda yayıncı kuruluş ihalesi olduğundan değer de aratacaktır ve Türk futbolu ilerleme sağlayacaktır. Bir sonraki seçimlerde de duruşumuz değişmeyecektir. Fenerbahçe olarak TFF’yle yaşadığımız sorunlar, disiplin kararları ve son dönemde bizimle kişiselleşmiş çekişmelerin fayda sağlamadığı ve Fenerbahçe’ye zarar verdiğini görüyoruz. Ama oyunun kuralları er ya da geç değişecektir.”

‘YANILDIĞIMI YAŞAYARAK GÖRDÜM!’

“Ben yönetim kurulu üyesiyken, başka kulüpten bir yönetici, ‘Futbol öyledir ki. Yönetici refleksiyle senden sonrakilerin başarısız olmasını istersin.’ Ben de, ‘Ağabey bu sizin camiaya has bir şey, bizim camiada böyle şey olmaz’ demiştim. Yanıldığımı yaşayarak gördüm. Biz bu sürece girdik. Yeri zamanı gelince ifade etmekten imtina ettiğimiz bazı gerçek ve bilgileri paylaşır olacağız. Kendi iç işlerimizle ilgili şeffaflığın gerektiğini üzülerek söylüyorum. İlk adımları mali genel kurulda olur. Orada detaylı gireceğiz”

VEFA KÜÇÜK: ’15 TEMMUZ, BU ÜLKENİN MARUZ KALDIĞI EN FECİ VE ÜZÜNTÜ VERİCİ BİR EYLEMDİ’

Online gerçekleştirilen divan toplantısının açılış konuşmasını gerçekleştiren Vefa Küçük, “Hem ülkemizde, hem de dünyada baş gösteren koronavirüs nedeniyle hepimiz tedbirli, mesafeli ve maskeliyiz. Bunlara riayet ettiğimiz sürece, Allah’ın da takdiridir ama inşallah sağlıkla hayatımızı sürdüreceğiz. 15 Temmuz, bu ülkenin maruz kaldığı en feci ve üzüntü verici bir eylemdi. Kendi bağrımızdan yetişmiş, ordu ve emniyet mensupları, milli servetimiz olan tanklarımızı, tüfeklerimizi ve uçaklarımızı milletimizin üstüne kullanmaktan çekinmemişler, milli iradenin tecelli ettiği TBMM’yi bombalamışlar, devletin başı Cumhurbaşkanımızı bulunduğu yerde yakalamak için büyük gayret göstermişler ama Ulu Tanrı onların gayelerini hep boşa çıkardı. Bugün rahat ediyorsak, huzur ve demokrasi içinde bu toplantıları yapıyor, bu yaşantımızı sürdürebiliyorsak, ordumuza, emniyet güçlerimize, başta sokağa çıkmak suretiyle kalkışmayı önleyen yüce Türk milletine büyük mesuliyetimiz ve vicdan borcumuz vardır. Hepsine teşekkür ediyoruz, hepsinden Allah razı olsun. Bu mücadelede hayatını kaybeden 251 vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. 2 bin 193 gazimiz var. Onlara da sağlık, mutluluk ve başarı diliyorum’ dedi.

”15 TEMMUZ İLE 3 TEMMUZ’UN ÇOK YAKIN BAĞLANTILARI VAR”

Vefa Küçük, 3 Temmuz’un, 15 Temmuz darbe girişimi için ön hazırlık olduğunu ifade ederek, ”15 Temmuz ile 3 Temmuz’un çok yakın bağlantıları var. Türkiye Cumhuriyeti’ne 15 Temmuz’da el koymaya yeltenen, başta büyük devletler olmak üzere dış mihrakların yardımıyla demokrasimize el koyup, parlementer sistemimize son verip, seçimlere katılmadan ülkenin yönetimini ele geçirmek niyetinde olan FETÖ, 3 Temmuz 2011’de spor camiasını ele geçirip ön hazırlık yapmak niyetiyle o günkü başkanımıza, yöneticilerimize ve kulüp çalışanlarımıza kumpas hazırlamışlardır. Bu kumpasla özel yetkili savcılar ve onların emrindeki FETÖ mensubu emniyet güçlerinin iş birliğiyle başkanımız ve yöneticilerimiz Metris’e gönderildi. Türkiye’de herkes uydurma kumpas iddianamesini hazırlayan savcı Mehmet Berk’i, özel yetkili başsavcı vekili Zekeriya Öz’ü, kupasın içinde olan, yargılamayı yapan ağır ceza mahkemesi başkanı Mehmet Ekinci’yi çok iyi bilirler. Bunların hepsinin FETÖ’nün mensubu olduğu ortaya çıktı. Bir kısmı yurt dışına kaçmış, mahkeme başkanı da kaçmaya teşebbüs ederken yakalanış ve cezaevine konulmuştur. Kime yanlış yaparsanız, kime kumpas kurarsanız o an için başarılı olduğunuzu zannedersiniz ama ilahi adalet bumerang gibi döner dolaşır ve yakanıza yapışır. 3 Temmuz’da uğradığımız haksızlığa, kupası kuran başta FETÖ elebaşı olmak üzere hepsi yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Fenerbahçe’ye yaptıkları yanlışın vicdan azabıyla yaşıyor. Fenerbahçeliler olarak 3 Temmuz’a çok önem veriyoruz. 3 Temmuz, kulübümüz için ne kadar tehlikeli olursa olsun, bizler yine Tanrı’nın bizi imtihan etmesiyle karşılaştık. Başkanımız ve yönetimde olan arkadaşlarımız, büyük cesaret gösterip Fenerbahçe camiasına birlik ve beraberliği aşıladı. Bizler, o günkü başkanımıza, yönetimimize ve Türkiye’nin hukuk sistemine sahip çıktık. Fenerbahçe camiası, Türk toplumu ve sporu içinde ayrıcalığa sahiptir. İnşallah hem ülkemiz hem de kulübümüz, bir daha bu kumpaslarla veya benzeri ele geçirmelerle muhatap olmaz, hem ülkemiz hem de kulübümüz ilelebet payidar olur” diye konuştu.

BURAK KIZILHAN: ŞİKE KUMPASI KIRMIZI ÇİZGİMİZ

Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, koronavirüs salgını sürecinde bütün önlemleri aldıklarını ifade ederek, Türkiye’de bir ilke imza atarak Yüksek Divan Kurulu Toplantısını online olarak yapmaya başladıklarını dile getirdi. Burak Kızılhan, ”Her fırsatta şike kumpasının kırmızı çizgimiz olduğunun altını çizerek ifade etmiştik. Bu kara lekenin karşısında yer almak için hukuki her türlü adımımızı atıyoruz. 9-20 kasım tarihlerine ertelenen kumpas ile 6 kasıma ertelenen sözde şike davasından sevinçli haber almayı en kısa sürede bekliyoruz” dedi.

Burak Kızılhan’ın ardından kulüp şube sorumluları da divan kurulunda açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe Futbol A Takım İdari Menajeri Volkan Ballı, Fenerbahçe Beko Takım Menajeri Cenk Renda, Fenerbahçe Öznur Kablo Takım Menajeri Arzu Özyiğit, Fenerbahçe Voleybol Şubesi İdari Menajeri Abdullah Paşaoğlu, Fenerbahçe Yüzme Şubesi Sorumlusu Uğur Orel Oral, Fenerbahçe Kürek Şubesi Sorumlusu Ozan Bayülken, Fenerbahçe Boks Şubesi Sorumlusu Selahattin Atasever, Fenerbahçe Doğuş Yelken Sorumlusu Selma Altay Rodopman, Fenerbahçe Masa Tenisi Şubesi Sorumlusu Mesud Fagihi Farahmand ve Fenerbahçe Atletizm Şubesi Sorumlusu Gürsel Özyurt, ilgilendikleri branşlar ile ilgili gelişmeler hakkında bilgiler aktardı.

”KULÜBÜMÜZ AYRICA TARAFTAR İLİŞKİLERİ YÖNETİMİNDE TÜRKİYE’DE ÖNCÜ OLMAK İÇİN ÇALIŞMALARINA HIZ VERMİŞTİR”

Burak Kızılhan daha sonra kulüp bünyesindeki sporcuları ile ilgili görüşmelerin devam ettiğini ifade ederek, ”Taraftarlarımızdan yoksun bir şekilde mücadele ediyoruz. Kulübümüze yeni gelir kalemi oluşturmak için kartonet taraftar projesini hayata geçirdik. Kulübümüz ayrıca taraftar ilişkileri yönetiminde Türkiye’de öncü olmak için çalışmalarına hız vermiştir. Forma tanıtımımız, liglerin temmuz ayına sarkmasından dolayı ağustos ayı içerisinde olacaktır. Bayramlaşma törenimizi 3 Ağustos Pazartesi günü gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Dünya Fenerbahçeliler Günü’nü kutluyorum” diye konuştu.

Ali Koç ve Cengiz’den tarihi görüşme! ‘Adaletsizliğe birlikte son verelim’

Ali Koç ve Cengiz’den tarihi görüşme! ‘Adaletsizliğe birlikte son verelim’

PFDK’nın son kararı ezeli rakipleri harekete geçirdi. İki büyük camia bastırırsa TFF’de seçim sürecine girilebilir.

Alanyaspor-Trabzonspor maçı sonrası PFDK’nın adeta ‘bir yerlerden haber bekleyerek’ gecikmeli verdiği, futbol kamuyounda büyük tepki çeken cezalar, iki büyük kulübü harekete geçirdi. İlk olarak Konyaspor Başkanı Hilmi Kulluk’un, bu konudaki tepkisini Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’a mesaj atarak dile getirdiği öğrenildi. PFDK’nın birçok kez açıklamaları nedeniyle ağır cezalar verdiği Koç’un da bunun üzerine harekete geçtiği, hemen Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz ile görüştüğü öğrenildi.

‘BİZ DE BUNU SÖYLÜYORUZ’

KOÇ’UN, tedavisi süren ancak çalışmaya devam eden Cengiz’e geçmiş olsun dileyip “İşte ben her söylemimde buna, futboldaki adaletsizliğe vurgu yaptım. Söylemek istediğim buydu” dediği öğrenildi. Cengiz’in de Koç’a “Haklısın. Biz de sürekli bunu vurguluyoruz. Türk futbolunun ilerlemesi için birlikte hareket edelim. Gözlerinden öperim” ifadelerini kullandığı belirtildi. TFF kurullarının verdiği kararlardan rahatsızlık duyan iki büyük camianın, seçime gidilmesi için düğmeye basabileceği kulislerde konuşuluyor.

Ali Koç, Obradovic’i havalimanına kadar uğurladı

Ali Koç, Obradovic’i havalimanına kadar uğurladı

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Zeljko Obradovic’i havalimanına vazgeçti.

Koronavirüs salgını sebebiyle 26 Mart’ta İstanbul’dan ufalayan ve geçtiğimiz günlerde gelerek Başkan Ali Koç ve idareyicilerle görüşmeler yapan Zeljko Obradovic, sarı-lacivertli kulüp ile uyuşmaya vardı.

Yapılan görüşmeler sonucunda Obradovic’in senelik fiyatı ve ekip bütçesinde uyuşma sağlanırken deneyimli çalıştırıcı Sırbistan’a gitmek üzere İstanbul Havalimanı’na geldi. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, havalimanına vazgeçtiği deneyimli başantrenörü koronavirüs ihtiyatları kapsamında tokalaşmak yerine yumruk selamı yaparak uğurladı. Obradovic söyleme yapmayacağını ifade etti.