Hasan Kartal: “Bülent hoca takımı birleştirdi”

Hasan Kartal: “Bülent hoca takımı birleştirdi”

Süper Lig’in 31’inci haftasında Çaykur Rizespor deplasmanda Galatasaray’ı 4-3 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Çaykur Rizespor Başkanı Hasan Kartal, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Heyecanlı bir maç olduğunu belirten Hasan Kartal, “Güzel bir maçtı, heyecanlıydı. Neticede Rizespor olarak biz kazandık. Büyük, güzide, taraftarı çok olan bir kulüp. Bunların da olmasını isteriz, 3 puana çok ihtiyacımız vardı. İyi oynadık, başardık ve kazandık. Hem hocamızı hem de çocukları kutluyorum. Hoca ile yeni başlamamıza rağmen iyi bir uyum içerisindeyiz. İnşallah böyle devam ederiz. Ligi çok daha iyi bir yerde bitiririz diye düşünüyorum” diye konuştu.

“UFAK TEFEK ŞEYLERİ NORMAL KARŞILAYACAĞIZ”

Karşılaşmanın son anlarında Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ve Çaykur Rizespor yedek kulübesi arasında yaşananlarla ilgili gelen bir soru üzerine Kartal, şu cevabı verdi:

“Biz konuşmadık, maç içinde heyecanlı olaylar olabilir. O anda hocalar ya da teknik ekip birbirini kırmış olabilir. Bunlar normal şeyler. Ufak tefek şeyleri normal karşılayacağız. Önemli olan güzel bir maçtı, heyecanlıydı ve sonucu da bizim lehimize oldu. İnşallah bundan sonra daha iyi devam ederiz.”

“BÜLENT HOCA TAKIMI BİRLEŞTİRDİ”

Teknik direktör Bülent Uygun’dan iyi yönde elektrik aldıklarını ifade eden Hasan Kartal, “Bülent hoca gerçekten iyi elektrik aldığımız, rahat konuştuğumuz bir hoca. Yerli hocalara daha çok önem vermek lazım. Her şeyi konuşabiliyoruz, rahat anlaşabiliyoruz, espri yapabiliyoruz. Bülent hoca hem takımı birleştirdi, hem de yönetimde iyi anlaşma içerisinde. Sanıyorum Bülent hoca ile daha iyi yerlere gidebiliriz” dedi.

Sergen Hoca kendini arıyor

'Newton'dan hoca olmaz'

Üniversitede bize bir takımın başarılı olabilmesi için grup dinamiğinin çok mükemmel olması gerektiğini öğretmişlerdi. ‘Bu nedir?’ Diye kısa tanımlarsak yönetim, hoca, tüm personel ve taraftarın aynı amaç doğrultusunda inanarak ortaya koydukları mücadele gücü ve tam kapasitelerini ortaya koymaları. Takımı başarıya getiren de işte bu bütünlüktür. Dün akşam da biz bunu gördük ve yaşadık.

1) Sporcular uzun süredir ücretlerini alamamalarına rağmen Başkan Ahmet Nur Çebi ve yönetimine karşı duydukları güven ve sevgiden dolayı sahada her şeylerini ortaya koydular.

2) Sezon başından bu yana Sergen Hoca’nın büyük takım hocası olduğunu söylüyor ve yazıyoruz. Bu kadar eksiğe rağmen sahaya sürdüğü ilk 11, uygulamış olduğu taktik ve oyuncu dizilişi artı değişikliği, rakibine karşı almış olduğu önlemler ve üst düzeyde hücum futboluyla hoca dokunuşunu gösterdi.

3) Kendisi gibi bir 10 numara bulmaya çalışmasına rağmen Larin gibi genç yetenekli, kuvvetli bir oyuncuyu bu bölgeye kaydırarak, sahada adeta şah mat hamlesini yaptı. Pratik zekasıyla bu sorunu kısa sürede çözerek altın değerinde 3 puanın mimarı oldu.

4) Ben hayatımda böylesini görmedim. Gerçek mevkileri orta saha olan Dorukhan ve Necip’in defansa gelip iki genç Rıdvan ve Montero ile müthiş uyum sağlaması özellikle ters kademelere çok iyi girerek rakibe hiç pozisyon vermemeleri futbol tarihinde ender görebileceğimiz bir kurgu ve başarıdır. Ayrıca kaleci Utku’nun performansı mükemmel. Eğer 2-3 maç daha bu performansını sürdürürse Beşiktaş’ın 10 yıl boyunca kaleciye ihtiyacı olmayacağı kesin.

Şenol Güneş: ”Sonuçlara bağlı hoca kellesi alınmamalı”

Şenol Güneş: ”Sonuçlara bağlı hoca kellesi alınmamalı”

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Hırvatistan maçı öncesinde soruları yanıtladı. Kadroda olmayan isimlere değinen ve bütün futbolcuları takipte olduklarını söyleyen Güneş, kısa vadeli planlarla sonuçlara bağlı hoca kellesi alınmaması ve uzun vadeli planlamalar yapılması gerektiğini ifade etti.

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Hırvatistan karşılaşması öncesinde basın toplantısında soruları yanıtladı. Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Şenol Güneş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anarak sözlerine başladı. ‘Atamızı unutmadık’ diyen Güneş, “Bu sabah Atamıza saygı duruşunda bulunduk. Unutmadık, unutmayacağız. Gösterdiği yolda ülkemiz için gitmeye devam edeceğiz. Oyuncularımızın hepsi heyecanlı. Ülkeyi temsilen güzel şeyler sunmak istiyoruz. 3 müsabaka için kampa girdik. Önem itibariyle her maçın yeri varlık. Rusya’yla FIFA sıralamasında hemen hemen aynı seviyedeyiz. Hırvatistan güç itibariyle daha etkili isimleri olan bir takım. Uluslar Ligi’nden çıkabilmek için Rusya ve Macaristan maçlarını kazanmamız gerekiyor. Abdülkadir ve Gökhan bizimle olamadı. Ufak tefek sakatlıkları olanlar var. Çağlar’ın oynama durumu zor. Cenk döndü, değerlendirilebilir. Burak’ın sakatlığı var. Kenan’ın belinde rahatsızlığı var. Artık daha yukarılara çıkmak için güçlü takımlarla oynamamız gerekiyor. Daha önce Almanya’yla oynadık, Belçika’yla da oynayabiliriz ilerleyen dönemde. Futbolcuların güçlerini görmesi ve belli bir seviyeyi geçmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Herkesin içine sineni yapacağız”

Basın toplantısına kendisiyle birlikte katılan Nazım Sangare’nin kadroda olmasına karşın Fenerbahçe forması giyen bir diğer isim Gökhan Gönül’ün olmamasıyla ilgili konuşan deneyimli teknik adam, “Gökhan da bizim için çok önemli ve değerli bir oyuncu. İlk kamp döneminde gelip çok katkısı olmuştu. Sonrasında genç arkadaşlarımız şans buldu. Gökhan takımında oynuyor ama ihtiyacımız olduğunda tabii ki kapımız açık. Her oyuncuya kapımız açıktır ama her oyuncuyu alacağımız anlamına gelmez bu. Bütün kamuoyu bilsin ki yanlış iş yapmayacağız ve herkesin içine sinen doğru iş yapacağız. Türk oyuncuların bu ülke için en iyisini yapacağını biliyoruz. Heyecanla kenarda bekleyen, kadroya şu anda girmeyen oyuncu belki yarın kadroda olacaktır. 9 sene önce Burak’la Caner kadrodaydı. 11 Kasım’da Hırvatistan’la oynamıştık 2011’de. Şimdi kadro neredeyse tamamen değişti” açıklamasını yaptı.

“Her futbolcu, kadrodaki isimleri geçmek için çalışmalı”

Hazırlık maçı ya da resmi maç oynamalarının önemli olmadığının altını çizen Şenol Güneş, “Her maç önemli, her maçı kazanmak istiyoruz. FIFA sıralamasına girerken maç kazandıkça avantajlar yakalıyorsunuz. Uluslar Ligi’ndeki maçları kazanmak isterim, hazırlık maçında da bütün oyuncuları görme şansınız var. Olabildiğince kadroda değişiklikler olacaktır. Çekirdek bir kadro zaten var ama bu isimleri geçebilecek oyuncuların da hazırlık maçlarında iyi işler yapmasını bekliyorum. Hırvatistan maçı da böyle bir maç. Duvarı aşmalarına yardımcı olacak bir maç. 3 maçımız da önemli ama 2 resmi maç çok daha önemli. Altay izlediğimiz bir oyuncu. Ümit Milli Takım’da oynamasını istiyordum ancak Gökhan’ın sakatlığı olunca bu maç için çağırdık. Mert’le başlamayı düşünmüyorum. Uğurcan’la başlayıp Altay’ı sahaya sürmeyi düşünüyorum” dedi.

Uluslar Ligi’nin eksilerinin ve artılarının olduğunu da sözlerine ekleyen tecrübeli hoca, “Uluslar Ligi’nin artıları eksileri var. Hazırlık maçlarının resmiyete dönmesi gibi oldu ve burada da Dünya Kupası Elemeleri için bir şans verildi. Bütün maçlar bittikten sonra buradan 2 takım çıkacak ve Dünya Kupası Elemeleri’nde yer alacak. Ama pandemi döneminde üst üste maçlar oynandı. Bazen 7-8 günde 3 maç yapıyorsunuz. Seyahatler uzak olunca futbolcular etkilenebiliyor. Yoğunluk olabiliyor. Genel bir şikayet var. Bu kadar üst üste maçlarla oyuncular yıpranıyor” ifadelerini kullandı.

“Sonuçlara göre hoca kellesi alınmamalı”

Kadroda olmayan bütün oyuncuları takip ettiklerini söyleyen A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, “Bütün oyuncuları takip ediyoruz. Genel kültürün yanı sıra spor kültürümüzün de üst seviyeye çıkması için çalışıyoruz. Toplantılarda futbolculara güçlü olabilmeyi anlatmaya çalışıyoruz. Bunlar zaman içinde yerini bulacaktır. Kulüplerdeki spor hayatlarını ve özel hayatlarını da denetlemeye çalışıyoruz. Sadece kendilerini temsil etmiyorlar, yeni gelecek nesillere de örnek oluyorlar. Takım içinde sorumlulukları var. Bu takımın bir iskeleti var ama bu isimleri geçmek için çalışacak oyuncularımı. Hırvatistan’ın birçok oyuncusu üst seviyede. Sırbistan ve Macaristan’ın oyuncuları da öyle. Milli takıma gelen oyuncuları Avrupa’daki takımlar almak ister. Burak belki yarın kötü oynayacak ama şu anda Lille’de gollerini atıyor. Vedat beğendiğim bir oyuncuydu benim, Sörloth da öyle ama Avrupa’daki takımlarında şu anda oynamakta zorlanıyorlar. Demek ki Türkiye’de futbol oynanıyor. Sonuçlara bağlı hoca kellesi almak yerine, düşüncelere ve uzun vadeli planlara göre konuşursak hem o işi yapanlar hem de eleştiriyi yapanlar daha güçlü olurlar” diyerek sözlerini tamamladı.

‘Newton’dan hoca olmaz’

'Newton'dan hoca olmaz'

Trabzonspor’da en büyük problemin ve yetersizliğin sezon başından beri hoca olduğunu görmekteyiz. Ve bunu sürekli dile getirmekteyiz. Bir hoca, takımı…

1- Taktiksel hazırlar: Trabzonspor’un şu an hangi taktikle oynadığı belli değil. Ne oynadığı da belli değil. Ne taktik ne de taktik disiplin var. Herkes bireysel olarak bir şeyler yapmak istemekte fakat takım oyunu ve kolektif oyun anlayışı taktik ve mevkii disiplini sıfır bir Trabzonspor izlemekteyiz. Rakibin en kuvvetli bölgesi iki stoperinin hava hâkimiyetinin çok iyi olması. Epureanu ve Skrtel havadan çok iyi. Nedense Trabzonspor sürekli havadan oynayarak rakip defansı coşturuyor ve pozisyon da bulamıyor. Karadeniz ekibi rakip akınlarından sonra sahip olduğu toplarla hücuma kalkıyor garanti ve öne çabuk oynaması gerekirken yavaş ve ağır oynuyor. Böylece çıkarken bütün topları kaptırarak rakibe bir çok net pozisyon verdi. Ve neticesinde de golleri yedi.

2- Fiziksel olarak hazırlar: Bordo-mavililer fizik olarak çok yetersiz. Özellikle orta sahada rakibe ne baskı yapabiliyor ne dengesini bozabiliyor. Top rakibe geçince topun arkasına da gelemiyor. Ahmet Kamil haricindeki tüm oyuncular top rakibe geçince refakatçi gibi rakibin yanında koşuyor. Ne mücadele ediyor ne de doğru müdahale yapabiliyor. Rakip daha çok topa sahip. Oyunun hâkimiyeti tamamen rakipte. Böyle olunca da rakip daha çok baskı yaparak Trabzonspor’un oynamasına müsaade etmiyor. Fizik gücü olarak da temposuyla da ikili mücadeleleriyle de Trabzonspor’a üstünlük sağlıyor.

3- Zihinsel olarak hazır değil: Onun da hazır olmadığını görüyoruz. Trabzonsporlu futbolcuların hepsi sanki bir hazırlık maçı oynar gibi, duyarsız, vurdumduymaz, konsantrasyonsuz. Birbiriyle konuşma, yardımlaşma, arkadaşlarını coşturma, oyunda olma ve takım halinde her pozisyona odaklanıp müdahale etmenin maalesef hiçbiri olmayınca bordo-mavililerin zihinsel olarak da maça hazır olmadığını görüyoruz.

İLGİLİ HABER Eddie Newton: Takımın enerjisinden kesinlikle memnun değilim Eddie Newton: Takımın enerjisinden kesinlikle memnun değilim

Saffet Akyüz: ‘Okan Hoca Türk futbolu için iyi bir profil çiziyor’

Saffet Akyüz: ‘Okan Hoca Türk futbolu için iyi bir profil çiziyor’

Galatasaray’ın eski futbolcusu Saffet Akyüz, Medipol Başakşehir ile şampiyonluk yaşayan Teknik Direktör Okan Buruk için, “Gelecek için Türk futbolu için iyi bir profil çiziyor. Bizler gibi genç antrenörler için umut ve ışık kaynağı. Demek ki iyi şeyler yaparsan Türk futbolunda her şey olabilir” dedi.

Galatasaray’ın eski futbolcu Saffet Akyüz, Medipol Başakşehir’in şampiyonluğu ve ligdeki diğer takımların durumlarını değerlendirdi. Özel bir yılın geride bırakıldığını ifade eden Akyüz, “Salgın dolayısıyla seyircisiz oynanan maçlar oldu. Türk ve dünya futbolcu için zor bir süreçti. Bu süreçte Başakşehir uzun yıllardır ligi götürüp, son virajda başarısız olan bir takımdı. Ama bu sene salgın sürecini çok iyi değerlendirdi” dedi.

Akyüz, “Demek ki orada takım olarak çok iyi bir denge yakaladılar. Okan hoca ile de şampiyonluğu yakaladılar. Trabzonspor’un da son virajda tam tersi bu dönemi çok kötü geçirmesi büyük bir etkendi. Trabzonspor adına da uzun yıllardır beklenen şampiyonluk vardı. Bu süreci farklı değerlendirebilirlerdi ama olmadı. Başakşehir takımı uzun yıllardır çok az seyirci ile oynuyor. Bu sürece daha yatkın bir takım. Üzerinde baskı hissetmeyen bir takım. Hem maddi olarak hem kulüp yapılanması olarak üzerinde çok baskı yok. Uyumlu bir takımdı. Bunu da çok iyi değerlendirdiler. Ekibi de çok güçlü. Demek ki arkada destek veren bir ekip vardı. Dışarıya çok olumsuz bilgi sızmadı. Bunu da Okan hoca çok iyi değerlendirdi. Abdullah Avcı ile gelen başarı temellerini Okan hoca ile de taçlandırdılar” şeklinde konuştu.

‘Negatif tutumlar Trabzonspor’u şampiyonlukta geride bıraktı’

Trabzonspor’un şampiyonluk yolunda neleri yapamadığının sorulması üzerine Saffer Akyüz, “Trabzonspor daha önceki süreçte antrenör değişikliğinde şık olmayan olaylar yaşadı. Gelen antrenör yeni ve deneyimsizdi. Bir sürece kadar Trabzonspor bunu da iyi götürdü. Gelen antrenörün başarı silsilesiyle özellikle şampiyonluğa giden takıma gelmesiydi. Oyuncular geliş sebebini görürler. Sanki son virajda özellikle ofansif oyunculardan Nwakaeme, Sörloth gibi oyuncularda istek, arzu düşüklüğü hissettim. Burada antrenör, oyuncular ve başkan arasında bir gerginlik olmuş olabilir. Başakşehir de Trabzonspor’a fırsat vermesine rağmen olmadı. Büyük takımlar başarılarını seyircilerinden alırlar. Seyircinin olmaması, antrenör değişiklikleri, başkanın belki kulübün içindeki olaylara müdahil olması, sahanın kenarında, tribünde yaşanan olayların oyuncuları etkilemesi. Başakşehir de hiç böyle sıkıntı olmadı. Başkan hiç gündeme gelmedi. Trabzonspor’da bunlar çok gündeme geldi. Futbolcu ilişkilerinde de bu negatif tutumlar şampiyonlukta Trabzonspor’u geride bıraktı” diye cevap verdi.

İLGİLİ HABER Ünal Aysal SÖZCÜ`ye konuştu Hala Atatürk`ü anlamadık Ünal Aysal SÖZCÜ`ye konuştu Hala Atatürk`ü anlamadık

‘Gelecek sezon yine Başakşehir ve Trabzonspor avantajlı’

Türk futbolunun korona virüs salgınından dolayı maddi ve manevi sıkıntılar içinde olduğunu vurgulayan eski futbolcu, “Bunun önünü de göremiyoruz. Salgın eğer kış döneminde devam ederse yine seyircisiz mi oynanacak? Kulüplere gelir olarak baktığımızda özellikle Beşiktaş da başkanın açıklamalarına göre baya sıkıntılar var. Fenerbahçe bir atılım yapacakmış gibi gözüküyor. Galatasaray da şu an kapalı kutu. Şampiyonlar Ligi gelirlerinden uzak kalmış 3 büyük takım olacak. Gelecek yıl sanki Türkiye içinde kendi kadrolarını koruyan takımlar için bir fırsat olabilir. Baktığımızda gene Başakşehir avantajlı. Trabzonspor’un da ofansif olarak çok güçlü bir kadrosu var ama arkada bekleyen özellikle orta saha oyuncuları. Obi Mikel’in gitmesi salgın nedeniyle. Guilherme’nin istenen performansı vermemesi. Bunların yerine Trabzon iyi oyuncular alabilirse ve Şampiyonlar Ligi’ne katılım sağlarsa bence bu iki takım avantajlı gözüküyor. Diğer kulüplerin gelirleri kısıtlı. Bunu nasıl çözecekler bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

‘Okan Buruk genç antrenörler için umut ve ışık kaynağı’

Şampiyon Medipol Başakşehir’in Teknik Direktörü Okan Buruk hakkındaki görüşlerini de dile getiren Saffet Akyüz, “Okan Buruk futbolcu olarak da kariyeri başarılarla dolu biri. Antrenörlük kariyerinde de belli kademelerde çalışmış, deneyim edinmiş. Güzel bir ekibi var. Başakşehir gibi bir takıma gelmesi, 3-4 yıldır bütün takımları zorlayan iyi bir kulübe gelmesi, onu dengede tutması, gelecek için Türk futbolu için iyi bir profil çiziyor. Bizler gibi genç antrenörler için umut ve ışık kaynağı. Demek ki iyi şeyler yaparsan Türk futbolunda her şey olabilir. Daha önce Bursaspor da bunu başarmıştı. Geçmişte Sivasspor gibi bir Anadolu takımının bir yere kadar getirip bıraktığı başarıyı Başakşehir ve Bursaspor’un finalle sonlandırması güzel bir şey. Diğer Anadolu takımları için bu bir örnek. Devam eden süreçte kulüplerin yapıları çok önemli. Bursaspor bu başarıyı yakaladıktan sonraki süreçte 1. Lig’e düştü. Bunu kontrol eden, koruyan kulüpler yukarıda kalacaktır. Başakşehir’i tebrik ediyorum. Okan hocayı da gerçekten tebrik ediyorum. İnşallah Şampiyonlar Ligi’nde de daha öne Başakşehir’in gösteremediği başarıları gösterir. Başakşehir, bu yıl Avrupa’da da güzel şeyler yaptı. Orada da inşallah iyi sonuçlar gösterir. Başarılar diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.